Boocek.org

HEPSİ BİZİM BEBEKLERİMİZ

Hayvan sevgisi çocukların gelişiminde önemli rol oynamaktadır.

Ülkemizde ve yurt dışında sokak hayvanlarını korumak için birçok dernek kurulmuş olup, çalışmalar yapılmış ve halende çalışmalar devam etmektedir. Örneğin; hayvanlara daha iyi davranılmasını sağlamak isteyen İngiliz hayvan severler, hayvanları korumak, insanların hayvanlara iyi davranmalarını ve hayvanların daha iyi koşullarda beslenme ve korunmalarını sağlamak amacıyla “Hayvanları Koruma Birliği’ni kurmuşlardır. Hayvanları koruma amacıyla yurdumuzda açılmış olan ilk dernek, 1908 yılında kurulmuş olan “Hayvanları Koruma Derneğidir. Aynı amaçlı dernekler birleşerek Hollanda’ nın başkenti Lahey’ de “Dünya Hayvanları Koruma Federasyonu’ nu oluşturmuşlardır. 1931 yılında toplanan bu kuruluş 4 Ekim’i “Hayvanları Koruma Günü” olarak ilan etmektedir. Hayvanları Koruma Günü’nün amacı ise; hayvanlara karşı sevgi ve acıma duyguları uyandırmak, onları korumak ve haklarına saygı duyulmasını sağlamaktır. Devlet politikaları haline de gelmiş olan sokak hayvanlarına yardım destekleri çeşitli sokak projeleri tarafından organize edilmektedir. Fakat bir proje oluşmasını beklemeden bizler bireysel olarak sokak hayvanlarına yardım etmek için çevremizdekilerle ilgilenmeye başlayabilmemiz gerekmektedir.

Sokakta yaşayan kedi ve köpeklerin insanlar üzerindeki algıları, insandan insana değişiklik göstermektedir. Bu değişiklikler insanların davranışlarını etkileyebilmektedir. Olumlu veya olumsuz etkilenme sebebi algıyla ilgili olduğu gibi, bu algının değişme sebebi bireylerin bilinçlenmesi veya konuyla ilgili bilgi sahibi olmamalarıyla da alakalı olabilmektedir. Sokak hayvanlarından korkan veya korkmasa dahi uzak duran bireyler, hayvanları hijyenik bulmayarak onlardan uzak durabilirler. Bu sebeple sokak hayvanlarının hijyeninin önemli olması kadar insanların da bu hijyeni sağlamak için neler yaptıkları önemli bir husus olabilmektedir. İnsanlar çocukluklarından beri süregelen eğilimleri ileri ki yaşlarında da gösterebilmektedir. Davranışların arkasındaki bireysel eğilimleri, değişkenlikleri ve bunların nedenlerini bilmemiz gerekmektedir. Çünkü bireylerin gösterdikleri davranışlar çevrelerindeki, ailelerindeki, sosyal ortamlarındaki kişilerin de davranışlarını etkileyebilmektedir. Deneyim, her konuda önemli olabilmektedir. Bir birey çocuk yetiştirirken eğer genç yaşlardaysa, genellikle anne deneyimi gerektiren konularda yardım alabilmektedir. Çünkü deneyim dediğimiz şey yaşanılıp öğrenilmesi gereken bir husus olabilmekte ve deneyim de hayvan sevgisini olumlu etkileyebilmektedir. Ne kadar deneyim elde edilirse o konu hakkında daha fazla fikir sahibi olabileceğimiz için gösterdiğimiz davranışta bu yönde değişiklik gösterecektir.

Sokak hayvanlarından korkan bireyler ve bu hayvanları hijyenik bulmayan insanlar, sokak hayvanlarından uzak durmak isteyebilmektedirler. Fakat hayvanların hijyenik olmama gibi durumları yine insanların elinde olmakla birlikte, bu hayvanların sokakta aç, susuz ve üşüdükleri her an insan sorumluluğundadırlar. Hayvanlar da aynı şekilde insanların maruz bıraktığı kötülüklerden korkmaktadırlar. Bireyler bu konuyla ilgili ne kadar bilinçli davranırlarsa bir o kadar sokak hayvanlarına olan olumsuz algılar değişebilir. Bu sebeple hayvanların bakımı önemlidir.

Bu hayvanlara neden ‘sokak köpeği’ ya da neden ‘sokak kedisi’ dediğimizi düşünecek olursak, evimizde beslediğimiz hayvanlara sunduğumuz o güzel ortam, güzel yemek ve mamalar ve sonsuz sevgiden mahrum olanlar ‘sokak hayvanları’ olmaktadır. Sokak hayvanları kendi başlarına yardıma muhtaç bir şekilde dışarıda yaşamlarını sürdürmeye çalışmaktadırlar. Bunun nedeni ise onlarının doğalarını yani ormanları(ağaçları kesip), dağlık alanları(dağların ortasında tünel açıp) vb. yerleri kendi insani çıkarlarımıza göre geliştirip kullandığımız için doğal yaşam ortamlarını kaybedip kente gelmek zorunda kalmaktadırlar. Çünkü avlanabileceği ve barınabileceği alanlar daralmış olmaktadır.

Haber kanallarında sürekli kedilerin ve köpeklerin karşıdan karşıya geçerken, otobanda ezilmiş ya da araba çarpmış şekilde veya bunu şu taraftan düşünecek olursak son sürat araba kullanan insanların hayvanlara çarptığını ve arkalarına bakmadan dahi çekip gittiklerini, önemsemediklerini görebilmekteyiz. (yaralanan ya da ölen bir insan olmuş olsa durum çok daha farklı olabilirdi) İşte bunları görme nedenimiz doğasını elinden aldığımız sokak hayvanlarıdır. Doğasında barınamayıp, karşıdan karşıya geçerken ezilen kedi ve köpeklerden sağ kalan ya da evde bir süre sahiplenilip sokağa atılan hayvanlar, bize muhtaç bir şekilde şehirlerimizde, sokaklarımızda yaşamaktadırlar. Fakat mutlu bir toplumda ve her canlıya yaşam hakkı sağlayan bireyler olduğunda bu durum değişebilmektedir. Bu durumunda temelden yani aile eğitimde görülmesi gerekmektedir.

Bu durumda da onları görmezden gelmeyip onlar hakkında daha çok bilinçlenmeye çalışırsak, onlara yardım etme imkanımız bir o kadar artabilmektedir. Onlar gibi bir restoran köşesinde soğukta üşüyerek, sıcakta ise susamış bir şekilde kalan canlılar olabilirdik. Aynı şekilde bir hayvana yapılan şiddet, taciz gibi kötü durumlara maruz kalabilirdik. Farkında ol, farkına vardır.Çünkü hepsi bizim bebeklerimiz.

İrem Nur Güneş

BEUN/Sosyoloji
AÜ/Halkla İlişkiler ve Reklamcılık
We must love animals, help them.

Yorum ekle

Instagram

Instagram has returned empty data. Please check your username/hashtag.

Gruba katılmayı unutmayın.

 
Bööcek.org
Facebook Grubu · 1.651 üye
Gruba Katıl
"81 il , 81 iyilik elçisi" sözüyle yola çıkan, her şehirden Doğa,Sokak hayvanları ile ilgili olayları anlatan, gelişime önem veren haber sitesi.
 

Sosyal Medyada Takip Et

Ateş Böceği Derneği

Siteyi Ziyaret Etmeyi Unutma !