Boocek.org

“16 EKİM HASDAL KATLİAMI’NI UNUTMUYORUZ, AFFETMİYORUZ!”

Yıl 2009. Aylardır kuduz karantinası altında ve devletin yasalarına göre hayvan çıkarmanın yasak olduğu Habibler bölgesinden köpek toplama emrini alan belediye ekipleri, topladıkları köpekleri Hasdal’daki barınağa getirmiş, bu köpeklerin içinden bir yavru köpek diğer yavruların bulunduğu bölüme konulmuştu. Hiçbir hastalık belirtisi göstermeyen, davranışlarında herhangi bir aykırılık olmayan bu yavru köpek, ertesi gün ölü bulunmuş, belediye görevlileri ölen köpeğin bu bölümdeki diğer yavrulardan birkaçını ısırdığını, ısırılan köpeklerin de anında (!) salya akıtmaya başladığını iddia etmişti ve daha önce de birçok kez yaptığı gibi müşahede altına almadan, hiçbir karantina tedbiri uygulamadan, 16 Ekim günü 70’e yakın yavru köpeği kuduz olabilecekleri bahanesiyle katletmişti. Belediyenin müdürü Hasan Gençdal’ın ifadesine göre bu katliam, ötenazi ile değil, kendi yöntemleri ile yapılmış ve katledilen hayvanların cesetleri delil olarak kullanılmamak üzere yok edilmişti.

 

Ölen hayvanlarının görüntülerinin internette yayınlanması üzerine hayvanseverler ayaklanmış ve barınağın önünde defalarca protesto gösterileri düzenlenmişlerdi.

 

9 yıl sonra bugün de katledilen canlar unutulmadı. Hayvan Hakları İzleme Komitesi (HAKİM), katliamın yıldönümünde bir açıklama yayınlayarak katliamı bir kez daha kınadı ve sorumluların hiçbir ceza almadığını hatırlattı.

HAKİM’in açıklaması şöyle:

Bundan tam dokuz yıl önce, İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin (İBB) “Hasdal Rehabilitasyon Merkezi” diye adlandırdığı kısırlaştırma tesisinde 50’den fazla (bazı açıklamalara göre 70’e yakın) yavru köpek kuduz olabilecekleri ihtimali bahane edilerek öldürüldü.

Belediye yetkilileri, tesisteki yavru köpekleri yasa gereği “usulüne uygun” olarak öldürdüklerini, bu skandalın yaşanmasına da bir gönüllünün sebep olduğunu iddia etti. Bunu duyan ana akım hayvanseverler, belediyenin işlediği hayvan cinayetlerini sorgulamaktan öte, “suçlu” ilân edilen gönüllüyü eleştirmeye girişti. Günler boyunca süren eleştiriler, yerini her zamanki gibi büyük bir tepkisizliğe, suskunluğa bıraktı.

İBB, gerçekleştirdiği katliamın izlerini büyük bir hızla silmeye çalışırken basına ve kamuoyuna, aslında hayvan haklarına ne kadar duyarlı olduklarını, binlerce hayvana tıbbî yardım sağladıklarını, bu konuda çok titiz çalıştıklarını beyan ediyordu.

Bugün yine sokaklarda katliamlar ve sürgünler devam ediyor; hayvanlara akıl almaz işkenceler yapılıyor; köpekler toplanıyor, asla yaşayamayacakları ıssız ormanlara gönderiliyor, barınaklarda kapalı kapılar ardında öldürülüyor; kediler çuvallara doldurulup ücra köşelere atılıyor. Toplum olarak alıştırıldığımız, hayvanların her gün maruz kaldığı rutin şiddet azalmıyor, aksine artıyor. Tüm bunlar olurken, Hayvan Hakları Federasyonu olarak tanınan Haytap’ın, Hasdal katliamından ve her gün onlarca hayvanın katledilmesinden sorumlu olan İstanbul Büyükşehir Belediyesi ile işbirliği yaparak ve o dönemin İBB Başkanı Kadir Topbaş’a plaket vererek İBB Başkanı’nı onore etmesini de tabii ki unutmuyoruz.

İnsan-hayvan ayrımı yapmadan her türlü hak ihlâliyle mücadele etmek için çabalayan bizler, tamamı hayvan aleyhinde olan yasaların (5199 sayılı Hayvanları Koru-MA Kanunu da dahil) verdiği yetkiyle ve bu yasaların can almak, zulmetmek için sağladığı kolaylıkla, gerekçesi bilimsel bir veriye dayansın ya da dayanmasın, bu katliamı gerçekleştiren ve hayvanlara zulmetmeye devam eden, kısırlaştırmayı “rehabilitasyon” diye yutturmaya çalışarak kent hayvanlarına soykırım uygulayan İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ni; katliamcı kurumlarla ortak girişimleri sonucu gerçeklerin sorgulanmasına engel olan, hak ihlâllerini görünmez kılan ve meşrulaştıran, sadece uçucu toplumsal infialler yaratıp gerçekte kendi çarklarının dönmesini sağlayarak kamuoyunun tepkisizleştirilmesini sağlayan hayvan refahçı/hayvansever güruhu bir kez daha KINIYORUZ ve ister mevzuata isterse idarî emirlere dayansın, gerekçesi ne olursa olsun, hiçbir katliamın, hak ihlâlinin meşrulaştırılamayacağını düşünüyoruz.

HAKİM Koordinatörü veteriner sağlıkçı Burak Özgüner ise şunları söyledi:

İBB, bir gecede onlarca yavru köpeği katletti. Hayvanları ne şekilde öldürdüklerini dahi açıklamadılar ve cesetler, bizlerden kaçırılarak imha edildi. İBB’nin toplama ekipleri, o dönem, kuduz karantinası altında olan bir bölgeden köpek toplamış ve barınağa getirmişti. Daha sonra barınakta bir hayvanın ‘kuduz’ olduğu iddiası öne sürüldü ve yavru köpeklerin ölüm fermanı imzalandı.

İşin aslı, İBB, yavru köpekler ile ilgilenmek istemiyordu ve yavru köpekler, ‘usulüne uygun’ bir şekilde katledildi. Olayda kastı ve ihmali bulunan hiçbir İBB yetkilisi ya da çalışanı hakkında soruşturma dahi açılmadı, ceza almadılar. Bu katliamı da İBB’nin sebep olduğu tüm hayvan hakları ihlâllerini de unutmuyoruz, affetmiyoruz.

Gökçen Demiral

Yorum ekle

Instagram

Instagram has returned empty data. Please check your username/hashtag.

Gruba katılmayı unutmayın.

 
Bööcek.org
Facebook Grubu · 1.651 üye
Gruba Katıl
"81 il , 81 iyilik elçisi" sözüyle yola çıkan, her şehirden Doğa,Sokak hayvanları ile ilgili olayları anlatan, gelişime önem veren haber sitesi.
 

Sosyal Medyada Takip Et

Ateş Böceği Derneği

Siteyi Ziyaret Etmeyi Unutma !